Sessizler (16.Bölüm)

Güç insanları çevresine toplar. Buna itiraz edip öyle olmadığını söyleyebilirler ama gerçek asla değişmez. Sadece herkes kendine göre bir güç odağı seçer. Feyza’nın hadisesi patladığında da farklı bir şey olmadı. Onun karşısında durduğu şey devasaydı ve Feyza’dan kat be kat güçlüydü. Ancak o da artık öyleydi. İsimleri efsanelerde geçen büyücülerden biri insanlar arasında dolaşıyordu. Dört farklı yeteneği tek bedende taşıyordu. Asallar hem yaptıkları hem de gücü karşısında şaşkına dönmüştü. Fakat Feyza’nın beklediği şeylerden biri olmamıştı. Ne bir yerde cinayetlerden bahsedilmiş ne de biri çıkıp şikayetçi olmuştu. Muhtemelen onu kendilerinden başka kimsenin ele geçirmesini istemiyorlardı. Savaş yeraltında devam edecek gibi gözüküyordu.

İşin özeti Asallar intikam almak için dünya üzerindeki tüm üyeleri ile Feyza’nın peşine düşmüştü. Tarihleri boyunca yürüttükleri en büyük sürek avını başlatmışlardı. Kahinler onun yerini bulmak için uğraşıyordu uğraşmasına ama Feyza seviyesinde bir büyücü için onlardan saklanmak kolaydı. Her şeyden uzakta sakin bir kasabada vaktini geçiriyor, bu aşamadan sonra nereyi hedef alması gerektiği konusunda düşünüyordu. O habersiz olsa da ismi kulaktan kulağa yayılıyordu. Bugüne kadar saklanmayı başarmış, hayatlarını o sayede koruyabilmiş birkaç kişi de Feyza’ya ulaşabilme umudu ile onu arıyordu.

Hava güzel olduğundan kasabanın dışındaki nehir kenarında oturmaya karar vermişti. Buraya geldiğinin birinci haftasında keşfettiği eşsiz yer tuhaf şekilde ona huzur veriyordu. Yağlı boya tablodan çıkmış kadar güzel manzaralara şahit oluyordu her seferinde. Yaptığı kısa yürüyüşün ardından, devasa gövdesini saran koca dallarını dört bir yana uzatmış ıhlamur ağaçlarından birinin altına oturdu. Karşısında uzanan dağların tepelerinde hala kar vardı. Esen rüzgar etrafı saran ağaçların arasında ötüşen kuşların seslerine eşlik diyordu. Gözlerini kapatıp huzurun sesini dinledi. Keşke sonsuza kadar burada kalabilseydi. O sırada arkasında birinin varlığını hissetti. Oradan geçip giden herhangi biri olabilirdi veya işin kötüsü olmayabilirdi. Sakince gözlerini aralayıp kendini hazırladı ve ağacın gövdesinin kenarından arkaya doğru baktı. Uzun saçlı ve sakallı yaşlı bir adam öylece durmuş onun bulunduğu tarafa bakıyordu. Normal bir zaman olsa önemsemeyebilirdi ama şu an öyle bir dönemin içinde değildi. Etrafta başkalarının olabileceğini düşünüp göz gezdirdi. Kimse yok gibi görünüyordu. Adamın ne istediğine dair en küçük fikri yoktu ama böyle bir anda sessizce karşısına çıkması tesadüf olamazdı.

Ağır ağır yerinden kalkıp sert bir ses tonuyla, “Ne istiyorsun?” diye bağırdı.

Adam onu hiç duymamış gibi öylece duruyordu. Feyza saldırıp saldırmaması konusunda karar vermeye çalışırken başka birilerinin olması ihtimaline karşı hala tetikteydi. Fakat hiçbir şey olmuyordu. Ne adam olduğu yerde durmaktan başka bir şey yapıyor ne de birileri ortaya çıkıyordu. Telepati gücünü kullanarak aynı cümleyi adamın zihninde tekrarladı. Normal biri olsa şaşırması gerekirdi. Adamsa tepkisiz bir yüz ifadesi ile ona bakmaya devam etti.

“O sensin” dedi sonunda yaşlı adam, “Seni bulmak için geldim”

Önceki yazı

Sessizler (15.Bölüm)

Sonraki yazı

23.28'de Yazdığım Duygusal Şiir

Yorum yap

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir